Faizde hesaplar sil baştan

Haber gorseli

İran’daki savaşın tırmanmasıyla petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek haftaki toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentileri artırdı.

Financial Times’ın haberine göre, CME Group’un federal fon vadeli işlemlerinden derlediği veriler, piyasaların Fed’in çarşamba günü politika faizini 25 baz puan artırmasına yüzde 38 olasılık verdiğini gösterdi. Bu oran bir hafta önce yüzde 13 seviyesindeydi.

Faiz artışı ihtimalindeki yükseliş, Fed Başkanı Kevin Warsh üzerindeki enflasyonla mücadele baskısının arttığına işaret etti.

Beklentiler, 14 Temmuz’da açıklanan ve piyasa tahminlerinin altında kalan tüketici fiyat endeksi verisinin ardından faiz artışı ihtimalinin gerilemesine kıyasla belirgin bir değişime işaret ediyor.

“TEMMUZ TOPLANTISI KESİNLİKLE MASADA”

Bank of America ABD faiz stratejisi başkanı Mark Cabana, Fed’in temmuz toplantısında faiz artışının ciddi bir seçenek olduğunu belirterek, para politikasının mevcut durumda gerçekten kısıtlayıcı olup olmadığının tartışmalı olduğunu ve petrol fiyatlarının yeniden yükseldiğini söyledi.

1,4 trilyon dolarlık varlığı yöneten PGIM’in ABD başekonomisti Robert Sockin de gelecek haftaki toplantıyı “neredeyse yüzde 50-50 ihtimal” olarak değerlendirdi.

Brent petrolün varil fiyatı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “büyük çaplı bir saldırıyı” değerlendirdiğini söylemesinin ardından perşembe günü mayıstan bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı.

Brent petrol, Fed’in hazirandaki toplantısından bu yana yüzde 25 yükseldi.

Son haftalarda benzin ve motorin fiyatlarında da sert artış yaşanırken, bu durum hem tüketicilerin hem de ABD sanayisinin maliyetlerini artırdı.

WARSH’IN TUTUMU BELİRSİZLİĞİ ARTIRIYOR

Yatırımcılar, mayısta Jerome Powell’ın yerine göreve gelen Warsh’ın ekonomiye ilişkin görüşlerini selefine kıyasla daha sınırlı şekilde paylaşmasının Fed’in gelecek haftaki kararına yönelik belirsizliği artırdığını belirtiyor.

CME Group’a göre, Fed toplantısı öncesinde federal fon vadeli işlemlerindeki işlem hacmi, Temmuz 2025 toplantısının aynı dönemine kıyasla yüzde 50 daha yüksek gerçekleşti.

Geçen yıl aynı dönemde piyasalar Fed’in faizi sabit tutacağına yüzde 96 olasılık vermiş ve bu beklenti gerçekleşmişti.

CME Group Küresel Faiz ve Tezgahüstü Ürünler Başkanı Agha Mirza, yüksek işlem hacminin, Warsh’ın enflasyon konusundaki hassasiyeti dikkate alındığında piyasaların faiz artışına çok düşük ihtimal verip vermediğine ilişkin tartışmaların artmasından kaynaklandığını söyledi.

Warsh, bu ayın başında Kongre’de yaptığı açıklamada kalıcı yüksek enflasyona karşı “hiçbir toleransı” olmayacağını belirtmiş ancak para politikasına ilişkin sınırlı ipucu vermişti.

Fed’in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi mayısta yüzde 4,1 olarak gerçekleşerek bankanın yüzde 2’lik hedefinin iki katından fazla seviyede kaldı.

FED İÇİNDE ŞAHİN TUTUM GÜÇLENİYOR

Bazı yatırımcılar ve ekonomistler, Fed kararına kadar faiz artışı beklentilerinin daha da güçlenmesinin politika yapıcıların faiz artırmasına yönelik baskıyı artırabileceğini düşünüyor.

Cabana, Fed’in uzun süredir enflasyon hedefinin üzerinde kaldığı bir ortamda piyasaların faiz artışını fiyatlamasına rağmen bankanın bunu gerçekleştirmemesinin, piyasa beklentilerine kıyasla para politikasında gevşeme anlamına geleceğini ifade etti.

Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 12 oy hakkına sahip üyesinin ise faiz artışı konusunda henüz ortak görüşe ulaşmadığı belirtiliyor.

Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ile Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, ABD Merkez Bankası’nın hanehalkı ve işletmeler üzerinde baskı oluşturmaya devam eden enflasyon sorununa karşı harekete geçmek için yeterince beklediğini ifade etmişti.

Oy hakkına sahip bir diğer FOMC üyesi Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari’nin de çoğunluk faizi sabit tutmayı tercih etse bile artış yönünde oy kullanabileceği değerlendiriliyor.

Sockin, Fed içindeki şahin yaklaşımın “kritik bir kütleye” ulaşmaya başladığını söyledi.

TARİFELER VE YAPAY ZEKA YATIRIMLARI DA GÜNDEMDE

Ekonomistler, İran’la gerilim azalsa dahi Trump’ın gümrük tarifeleri ile çip ve diğer bileşenlerin fiyatlarını artıran yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyümenin ABD’de fiyat baskılarının yüksek kalmasına yol açabileceğini belirtiyor.

Columbia Threadneedle Portföy Yöneticisi Edward Al-Hussainy, enflasyonun yalnızca petrol nedeniyle yüksek olmadığını, tarifelerin fiyatlara kısmen yansıdığını, yapay zeka kaynaklı talebin sürdüğünü ve hizmet enflasyonunun birkaç yıldır yeterince düşürülemediğini söyledi.

FOMC’nin etkili isimlerinden New York Fed Başkanı John Williams ise faiz artışına ilişkin karar için eylül ayına kadar beklenebileceği yönünde görüş bildirdi. Böyle bir yaklaşım, yaz aylarındaki enflasyon seyrinin daha net görülmesine imkan sağlayacak.

Haziranda tüketici enflasyonunun beklentilerin altında yüzde 3,5 olarak açıklanmasının da bazı komite üyelerini bekleme yönünde etkileyebileceği değerlendiriliyor.

“FAİZ ARTIŞI CİDDİ ŞEKİLDE TARTIŞILACAK”

Eski Fed yetkilisi ve New Century Advisors Başekonomisti Claudia Sahm, politika yapıcıların faiz artışının avantaj ve dezavantajlarını ciddi biçimde tartışacağını ancak Fed yetkililerinin açıklamalarına bakıldığında şimdiden faiz artışını destekleyen bir çoğunluk görmediğini söyledi.

Eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran’ın danışmanlarından ve Clocktower Group yöneticisi Eric Wallerstein ise temel ekonomik verilerde sürpriz bir faiz artışını gerektirecek bir tablo bulunmadığını belirtti.

Buna karşılık bazı ekonomistler, Warsh’ın gelecek haftaki toplantıyı enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu ve fiyat artışlarını Fed’in hedefine döndürmek konusunda ciddi olduğunu göstermek için bir fırsat olarak değerlendirebileceğini düşünüyor.

SMBC Nikko Securities America ABD Başekonomisti ve eski ABD Hazine Bakanlığı ekonomi danışmanı Joe Lavorgna, faiz artışı için eylül ayını beklemek yerine adımın şimdi atılabileceğini savundu.

Lavorgna, Warsh’ın faiz artışının yaratabileceği siyasi tepkiye karşı, enflasyona yönelik kararlı bir adımın uzun vadeli borçlanma maliyetlerini düşürebileceğini ve kısa vadede tasarruf sahiplerinin daha yüksek faiz geliri elde edeceğini vurgulayabileceğini ifade etti.

Küresel rezerv para olan doların faizindeki artış, tüm dünya ile birlikte Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Dolardaki faizin artışı, Türkiye’ye dönük sıcak para hareketlerinden dış borç çevrim maliyetine kadar birçok kalemi etkiliyor.

patronlardunyasi.com

yok

Author: Ece Yılmaz