Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’nin 2026 yılının sonbaharında bir “baskın seçime” gideceğini öne sürdü. Arıkan, iktidarın uyguladığı varlık barışı düzenlemeleriyle piyasada yapay bir rahatlama yaratmayı hedeflediğini ifade etti. Bu düzenlemenin, yurt dışından gelecek kaynağın denetimsiz bir şekilde sisteme entegre edilmesine olanak tanıdığını savunarak eleştirilerini dile getirdi.
Ulusal Kanal’da yaptığı açıklamalarda, Arıkan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde “erken seçim tartışmalarının sona ereceği” vaadinin hayata geçmediğini vurguladı. Türkiye’nin mevcut durumda bir yönetim krizi yaşadığını belirten Arıkan, muhalefetin olası bir seçimden kaçmayacağını ve bu süreçte en iyi şekilde mücadele edeceğini kaydetti. İktidarın seçime ihtiyaç olmadığını savunsa da, gelişmelerin bir “baskın seçimi” işaret ettiğini ifade etti.
Arıkan, yurt dışından gelecek kaynakların kayıtdışı bir biçimde Türkiye’ye sokulmasının ve uzun süre gelir vergisinden muaf tutulmasının planlandığını belirtti. Bu durumun, Türkiye’de sıcak para bolluğu yaratacağı hesabıyla yapıldığını dile getirdi. Larry Fink’in Türkiye ziyaretinin bu sürecin başlangıcı olduğunu savunan Arıkan, Fink’in Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası gelişmelerin hızlandığını belirtti.
Son yıllarda esnaf, iş adamları ve çalışanların taleplerinin karşılanmadığını aktaran Arıkan, Fink’in taleplerinin ise hızla yerine getirildiğini ve bu uygulamalarla piyasalarda bir rahatlama sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti. AK Parti’nin her seçim öncesinde uyguladığı “pansuman tedavilerle” ekonomiyi geçici olarak rahatlattığına dikkat çeken Arıkan, 2018-2023 seçimleri öncesinde faiz oranlarının düşürülmesi, sonrasında ise enflasyonun artmasının tekrarlandığını vurguladı.
Son olarak, Arıkan, madencilerin hakları için uzun süre mücadele ettikten sonra kazançlarına kavuştuğunu, ancak kayıtdışı para girişlerini teşvik eden uygulamaların TBMM’ye getirilmesini doğru bulmadığını kaydetti. Yurt dışından para getirmenin belirli kurallar ve maddelerle düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, mevcut düzenlemenin akıllarda soru işaretleri yarattığını belirtti. Bu yöntemle piyasada yapay bir parasal rahatlama sağlanarak Türkiye’nin 2026 sonbaharında baskın bir seçime hazırlanacağını öne sürdü.