Birleşik Arap Emirlikleri’nde Yapay Zeka: Petrolün Yerine Geçen Yeni Ekonomik Güç

Birleşik Arap Emirlikleri'nde Yapay Zeka: Petrolün Yerine Geçen Yeni Ekonomik Güç

Yusuf Arslan
3 Haziran 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), petrolün egemenliğini yavaş yavaş yapay zekaya devrediyor. Yapılan yeni bir küresel araştırmaya göre, yapay zekanın etkili kullanımı, CEO’ların performansını ölçmede en kritik faktör haline geliyor. Dataiku’nun gerçekleştirdiği “CEO’ların Yapay Zeka İtirafları 2026” adlı çalışmaya göre, BAE’deki CEO’ların yaklaşık %79’u, şirketlerinin 2026 yılı itibarıyla yapay zeka yatırımlarından somut kazançlar elde edemezse işlerinin ciddi risk altına gireceğini kabul ediyor.

**BAE’li Yöneticilerin ‘Miras’ Kaygıları**
Veriler, ulusal yapay zeka stratejilerini en aktif şekilde geliştiren ülkelerden biri olan BAE’deki yöneticilerin üzerindeki baskının arttığını gösteriyor. Dataiku analisti Kurt Muemmel, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yapay zeka uygulamalarında geç kalmanın diğer pazarlara kıyasla daha kabul edilemez hale geldiğini belirtiyor. BAE, ekonomik kalkınma sürecini yapay zeka ile entegre etmeye başlamış bir ülke olarak, bu alanda öncelikli bir konuma sahip.

Araştırmaya katılan CEO’ların %76’sı, yapay zeka stratejilerini yatırımcılar için önemli bir unsur olarak değerlendirirken, %59’u yönetim kurullarının bu teknolojinin uygulanmasından elde edilen somut sonuçlara dair kanıt talep ettiğini ifade ediyor. Yapay zekanın şirket içindeki rolü arttıkça, üst yönetimin sorumlulukları da yükseliyor. En dikkat çekici bulgulardan biri, BAE’deki CEO’ların yapay zeka ile ilgili kararlarının mesleki miraslarını olumsuz etkileyebileceğine dair en yüksek endişeye sahip olmaları. Katılımcıların neredeyse dörtte biri, bugünkü kararlarının gelecekteki yönetimlerinin nasıl değerlendirileceğini etkileyeceğinden kaygılı.

Aynı zamanda, yapay zeka giderek daha fazla şirket yönetim kurullarında yer bulmaya başlıyor; BAE’deki CEO’ların dörtte üçü, yapay zeka ile ilgili kararlara katılımlarının geçtiğimiz yıl içinde arttığını belirtiyor. Anket katılımcılarının yarısından fazlası, kendi katkılarının kuruluşlarının yapay zeka stratejisini şekillendirmede en etkili faktör olduğunu savunuyor. Ancak bu, BT liderleri ve veri yönetimi ekiplerinin rolünün azaldığı anlamına gelmiyor. BAE’deki şirketler, yapay zeka ile ilgili karar alma süreçlerine veri uzmanlarını dahil etme konusunda küresel ortalamanın üzerinde bir oran sergiliyor. Nihai sorumluluk üst yönetimlerde olsa da, uygulama süreci teknoloji ekiplerinin elindedir.

Yapay zekaya duyulan coşkuya rağmen, işletmelerin temkinli davrandığı görülüyor. Araştırmaya göre, BAE’deki kuruluşların %44’ü, başarısızlık korkusu nedeniyle yapay zeka projelerini erteledi veya iptal etti. Bu durum, şirketlerin yeni teknolojileri hızla hayata geçirme ile riskleri etkin bir şekilde yönetme ihtiyacı arasında bir denge kurmaya çalıştığını gösteriyor.

Rapor, yapay zeka sistemlerinin yönetimi ile ilgili önemli bir soruna da dikkati çekiyor. CEO’ların %73’ü, yapay zekayı kontrol etme ve yönetme mekanizmalarına yeterince güvendiklerini belirtirken, BAE, yapay zeka tarafından alınan kararların düzenleyici kurumlar veya yargı mercilerine açıklanması konusunda dünya genelinde en düşük sıralamalardan birine sahip. Analistlere göre, bu durum, politikaların varlığı ile algoritmaların ürettiği kararları izleme ve gerekçelendirme konusundaki gerçek yetenekler arasında büyük bir uçurum olduğunu ortaya koyuyor.
Yazar: Yusuf Arslan

Author: Ece Yılmaz