İstanbul’da Su Krizi Öncesi Uyarılar: Istrancalar Barajı’nda Yüzde 9’luk Düşüş

İstanbul’da Su Krizi Öncesi Uyarılar: Istrancalar Barajı'nda Yüzde 9'luk Düşüş

İstanbul’da su kaynaklarının durumu alarm veriyor. 3 Haziran 2026 itibarıyla İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 70,49 seviyesine geriledi. Mayıs ayının sonunda kaydedilen yüzde 70,97’lik doluluk oranından bu yana yalnızca üç günde 0,48 puanlık bir azalma yaşandı. Şimdi en önemli soru, bu düşüşün ne hızla devam edeceği ve mevcut suyun yaz dönemindeki talebi karşılayıp karşılamayacağı.

İstanbul barajlarında toplamda yaklaşık 610 milyon metreküp su bulunuyor. Kış aylarında İstanbul’un günlük su tüketimi ortalama 2,8-3 milyon metreküp civarındayken, yaz aylarında bu rakam 3,5 milyon metreküpe kadar çıkabiliyor. 24 Temmuz 2025’te günlük su tüketimi 3,75 milyon metreküple rekor kırmıştı. Ayrıca, haziran ile eylül ayları arasında buharlaşma kayıpları normal yıllarda yüzde 20, sıcak yazlarda ise yüzde 25’e kadar çıkabiliyor.

İstanbul’un su dengesi yalnızca barajlardaki su ile sınırlı değil. Melen Regülatörü ve Yeşilçay nehirleri de dikkate alındığında, yaz boyunca barajlardan çekilen su ile Melen’den gelen suyun toplamı, günlük su tüketimini karşılayabilme kapasitesi açısından kritik önem taşıyor.

İstanbul barajlarının doluluk oranları (3 Haziran 2026 itibarıyla):
– Ömerli Barajı: %95,72
– Darlık Barajı: %89,85
– Elmalı Barajı: %93,71
– Terkos Barajı: %59,08
– Alibey Barajı: %65,24
– Büyükçekmece Barajı: %53,05
– Sazlıdere Barajı: %43,04
– Istrancalar Barajı: %25,16
– Kazandere Barajı: %55,07
– Pabuçdere Barajı: %52,05

Istrancalar Barajı, son iki haftada yüzde 33’ten 24’e düşerek en fazla erimeyi yaşayan baraj konumunda bulunuyor. Pabuçdere Barajı ise yüzde 55’ten 51’e geriledi.

İstanbul’un yaz dönemi boyunca barajlardaki suyun erime hızının ne olacağı ve bu durumun sonbahara kadar hangi seviyeye gerileyeceği merak konusu. 2025 yılının haziran başında toplam doluluk oranı yüzde 76 civarındayken, haziran sonunda bu oran yüzde 65’e, temmuz sonunda ise yüzde 53’e düşmüştü. Eylül sonunda doluluk oranı yüzde 28’e gerilemişti, bu da dört ay içinde yaklaşık yüzde 48’lik bir azalma anlamına geliyordu. Bu yıl ise haziran başında doluluk oranı yüzde 70,49 olarak kaydedildi. Eğer geçen yılki erime hızı devam ederse, eylül sonunda doluluk oranının yüzde 22-23 seviyelerine düşmesi bekleniyor. Bu durum, 2025 Kasım ayında yaşanan ve son on yılın en düşük doluluk oranı olan yüzde 18 seviyesine tehlikeli bir şekilde yakın.

Ancak gerçek durumu belirleyecek birkaç değişken mevcut. Yaz aylarında beklenmedik yağışlar erimeyi yavaşlatabilir. Melen ve Yeşilçay’dan gelen su miktarı da kritik bir etken. Eğer 2026 yazı, 2025 yılından daha sıcak geçerse, su tüketimi ve buharlaşma artarak tahminleri olumsuz etkileyebilir. İstanbul’un yıllık su tüketimi yaklaşık 1,1-1,2 milyar metreküp; tüm barajların toplam kapasitesi ise 868 milyon metreküp. Barajlar tamamen dolu olsa bile İstanbul’a yalnızca 8-10 ay yetecek su sağlıyor. Bu nedenle, İstanbul’un su güvenliği sadece baraj doluluk oranlarına değil, Melen Regülatörü’nün sürekli çalışmasına ve sonbahar yağışlarının zamanlamasına bağlı.

Ekim ve kasım aylarında etkili yağışlar gelmezse, 2025 Aralık ayında kaydedilen yüzde 17’lik en düşük seviyenin tekrar yaşanması ihtimali oldukça yüksek.

Baraj doluluk oranları neden önemlidir? İstanbul’un yıllık su tüketimi, barajların toplam kapasitesini aşıyor. Bu yapısal açık, doluluk oranlarını günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir gösterge haline getiriyor. Yaz aylarında su tüketimi zirveye ulaştığında, barajlardaki her damla su, milyonlarca insan için büyük önem taşıyor.

Doluluk oranı nasıl hesaplanıyor? Barajdaki mevcut su miktarı, barajın toplam kapasitesine bölünüp yüz ile çarpılarak elde edilen yüzdelik değer doluluk oranını oluşturuyor. Yağışlar, su tüketimi, buharlaşma ve mevsimsel koşullar bu rakamı her gün değiştiriyor. İstanbul’da bu veri, hem anlık su stoğunu hem de aylık su bütçesini planlamanın temel aracını oluşturuyor.

Toplam doluluk ile aktif doluluk arasındaki fark nedir? Barajın dip kısmında fiziksel nedenlerden ötürü kullanılamayan su, “ölü hacim” olarak tanımlanıyor. Toplam doluluk, bu kullanılamayan kısmı da içermektedir.

Author: Ece Yılmaz