Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Gözcü, beyin tümörlerinin erken teşhisinin hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gözcü, “Bazı belirtiler hafife alınsa da altında yatan nedenler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Gecikme, tedavi sürecini zorlaştırabilir” şeklinde konuştu. Günümüzde beyin tümörlerinin farklı yaş gruplarında görülebileceğini ifade eden uzman, hastaların genellikle belirtileri göz ardı ederek tedavi süreçlerini ertelediklerine dikkat çekti.
Beyin tümörleri bazı bireylerde yavaş ve fark edilmeden gelişebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Selçuk Gözcü, “Geçmeyen baş ağrısı, mide bulantısı, denge kaybı, konuşma bozukluğu ve görme sorunları gibi belirtiler dikkatle değerlendirilmelidir. Bu tür şikayetlerin devam etmesi durumunda mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır” dedi.
Beyin tümörü tedavisinde standart bir yaklaşımın yeterli olmadığını belirten Gözcü, tümörün yapısı, yerleşimi ve hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak özelleştirilmiş tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti. Amaçlarının en uygun zamanda en etkili müdahaleyi gerçekleştirmek olduğunu dile getirdi. Endoskopik ve mikrocerrahi tekniklerin bazı hastalarda önemli avantajlar sağladığını belirten Op. Dr. Selçuk Gözcü, bu yöntemlerin daha hassas müdahalelere olanak tanıdığını söyledi. Ancak her yöntemin her hasta için uygun olmadığını, doğru hasta seçimi ve yönteminin tedavi başarısını belirlediğini vurguladı.
Beyin tümörlerinin primer (beyinden kaynaklanan) ve sekonder (vücudun başka bir bölgesinden yayılan) olarak iki gruba ayrıldığını belirten Gözcü, belirtilerin tümörün yerleşimine göre değişiklik gösterebileceğini ifade etti. Baş ağrısı, kol ve bacaklarda güçsüzlük, nöbet geçirme, konuşma bozuklukları, görme sorunları, denge kaybı, bulantı ve kusma gibi belirtiler en yaygın olanlar arasında yer alıyor.
Tanı sürecinde tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Gözcü, cerrahi planlama aşamasında tedavinin her zaman hastaya özel olarak yapıldığını ifade etti. Beyin cerrahisinde ameliyathane donanımının büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. Selçuk Gözcü, hibrit ameliyathanelerde cerrahi sırasında MR ve tomografi çekiminin mümkün olduğunu söyledi. Bu sayede cerrahinin daha kontrollü ilerlediğini ve sonuçların olumlu yönde etkilendiğini vurguladı.
Ayrıca, navigasyon sistemleri (tümör haritalama), ultrasonik aspiratörler ve floresan mikroskop gibi ileri teknolojilerin kullanıldığını belirten Gözcü, bu sistemlerin tümör dokusunun daha net ayırt edilmesini sağladığını ve sağlıklı dokuların korunmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Tedavi sürecinde farklı branşlarla iş birliği yaptıklarını belirten Gözcü, hastaların onkolojik durumlarına göre multidisipliner bir yaklaşımla takip edildiğini ve tedavi planlarının bu çerçevede hazırlandığını söyledi.
Belirtilerin göz ardı edilmesinin risk oluşturabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Selçuk Gözcü, hastaların şikayetlerini görmezden gelmemeleri gerektiğini vurguladı. Gecikmenin sinir sistemi üzerinde daha fazla hasara yol açabileceğini ve tedavi sürecini zorlaştırabileceğini belirtti. Beyin cerrahisinin yüksek hassasiyet gerektirdiğini ifade eden Gözcü, güçlü ekip, ileri teknoloji ve detaylı değerlendirmelerin tedavi başarısında önemli rol oynadığını söyledi. Hastalara hem tıbbi hem de konfor açısından kapsamlı bir yaklaşım sunduklarını belirten Gözcü, “Beyin tümörlerinde erken teşhis hayati öneme sahiptir. Belirtileri hafife almamak gerekir. Doğru tanı ve zamanında yapılan müdahale, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkiler” diyerek sözlerini tamamladı.
