CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye ekonomisine dair değerlendirmede bulundu. Hükümetin ekonomi politikalarının yarattığı güvensizlik ortamı nedeniyle imkanı olan herkesin döviz veya altına yöneldiğini belirten Karabat, mevcut tablonun “lafta yerli ve milli, gerçekte dolara mahkum” bir sistem yarattığını söyledi. Ekonomideki asıl sorunun sadece enflasyon olmadığını, giderek derinleşen dolarizasyonun çok daha büyük bir tehlike arz ettiğini belirtti.

ALTIN VARLIKLARI DOLARİZASYONU YÜZDE 70’E ÇIKARIYOR
Döviz mevduatlarının toplam mevduat içindeki payının yüzde 60’lardan yüzde 38’lere gerilemesinin dolarizasyonun bittiği anlamına gelmediğini belirten Karabat, vatandaşın döviz yerine altına yöneldiğine dikkat çekti. Dolarizasyonu sadece bankalardaki döviz hesaplarıyla ölçmenin büyük bir hata olduğunu ifade eden Karabat, yastık altındaki altın varlığının 500 milyar doların üzerinde olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Karabat, altın varlıkları da eklendiğinde tasarruflardaki fiili dolarizasyon oranının yüzde 70 seviyelerine yaklaştığını aktardı.

“EN BÜYÜK KORKU ENFLASYON DEĞİL, KUR ŞOKU”
Şirketlerin kredi borçlarının yaklaşık yüzde 61’inin döviz cinsinden olduğuna dikkat çeken CHP’li Karabat, pandeminin ve kur şoklarının yaşandığı dönemlerde bile bu oranın yüzde 64 seviyelerinde olduğunu hatırlattı. Bu durumun üretim ve yatırımın döviz riskine mahkum olduğunu gösterdiğini ifade eden Karabat, Türkiye’nin en büyük ekonomik korkusunun artık enflasyon değil, olası bir kur şoku olduğunu ifade etti. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele söylemi altında kuru baskılamasının temel nedeninin de bu korku olduğunu, kurdaki sert bir yükselişin şirket bilançolarını, bankacılık sistemini ve kamu maliyesini derinden sarsacağını belirtti.
“GERÇEK BEKA MESELESİ DOLARİZASYONDUR”
Ekonomideki yapısal sorunların rezerv biriktirilerek örtülmeye çalışıldığını ifade eden Karabat, yüksek faizle sıcak para çekip borçlanmanın kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini belirtti. Vatandaşın tasarruflarını neden döviz ve altına kaydırdığı, şirketlerin neden TL yerine dövizle borçlandığı gibi temel sorular yanıt bulmadan bu tablonun değişmeyeceğini söyleyen Karabat, “Dolar şokundan korkan AKP, her türlü diplomatik ve jeopolitik tavizi veriyor. Tom Barrack gibilerinden talimat alıyor, sesini dahi çıkaramıyor. Karşılığında sıcak para alarak günü kurtarıyor. Türkiye’nin gerçek beka meselesi işte bu dolarizasyonun arkasındadır!” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat X hesabından şunları söyledi:
“LAFTA YERLİ VE MİLLİ, GERÇEKTE DOLARA MAHKUM! İŞTE DOLAR EKONOMİSİNİN TABLOSU
1) AKP’nin yarattığı güvensizlik nedeniyle imkanı olan herkes dolar veya altın alıyor. Dolarizasyonun ne kadar tehlikeli bir noktaya geldiğini veriler ışığında anlatalım.
2) Türkiye’de sorun sadece enflasyon değil, ekonominin giderek daha fazla dolarize olması. Faizi yükselttiler, kredi musluklarını kıstılar, rezerv biriktirdiler. Ama verilere baktığımızda tasarruflar ve borçlar hâlâ dövize endeksli!
3) Bugün şirketlerin kredi borçlarının yaklaşık %61’i döviz cinsinden. Kur şokunun yaşandığı ve pandeminin etkili olduğu dönemde bile bu oran %64’tü. Bu tablo, üretimin ve yatırımın halen döviz riskine mahkum olduğunu gösteriyor.
4) Yüksek faize rağmen döviz mevduatlarının toplam mevduat içindeki payı %60’lardan sadece %38’lere geriledi. Bu gerilemeye bakıp dolarizasyon bitti diyemiyoruz. Çünkü vatandaş döviz yerine aynı zamanda altına yöneldi.
5) Dolarizasyonu sadece bankalardaki döviz hesaplarıyla ölçmek büyük hata. Milyonlarca kişi tasarrufunu altına çeviriyor. Üstelik yastık altında bulunduğu tahmin edilen altının değeri 500 milyar doların üzerinde. Altın varlıklarını da eklediğimizde tasarruflardaki dolarizasyon %70’e yaklaşıyor!
6) Güvensizlik şekil değiştiriyor, ama ortadan kalkmıyor. Dolar almayan altına yöneliyor. Çünkü insanlar yüksek enflasyon ve güvensizlik nedeniyle, tasarruflarını ulusal parada tutmak istemiyorlar.
7) Türkiye’nin en büyük ekonomik korkusu enflasyon değil, kur şoku haline geldi. İşte bu nedenle Merkez Bankası enflasyonla mücadele söylemi altında, kuru mümkün olduğunca baskılıyor. Çünkü kurdaki sert yükseliş sadece fiyatları değil, şirket bilançolarını, bankacılık sistemini ve kamu maliyesini de sarsıyor.
8) Sorun rezervle örtülmeye çalışılıyor, ama sorun ortadan kalkmıyor. Tasarruflar neden döviz ve altına kaçıyor? Şirketler neden TL yerine dövizle borçlanıyor? Bu soruların cevabı bulunmadan, yüksek faizle sıcak para çekip borçlanarak rezerv biriktirmenin sonu değişmez.
9) Kısa ve net söyleyelim: Dolar şokundan korkan AKP, her türlü diplomatik ve jeopolitik tavizi veriyor. Tom Barrack gibilerinden talimat alıyor, sesini dahi çıkaramıyor. Karşılığında sıcak para alarak günü kurtarıyor.
Türkiye’nin gerçek beka meselesi işte bu dolarizasyonun arkasındadır!”

