Rusya, Batı dünyasının “Şeytan II” olarak adlandırdığı yeni nesil kıtalararası balistik füzesi Sarmat’ı başarıyla test ettiğini açıkladı. Emekli Hava Korgenerali Erdoğan Karakuş, bu füzeye dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
**ŞEYTA II SAHNEDE: TESTLER BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİ**
Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Komutanı Sergey Karakayev, Sarmat füzesinin test atışının hedeflerine ulaştığını Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bildirdi. Putin, bu füzeyi “dünyanın en güçlüsü” olarak tanımlarken, Rusya’nın nükleer caydırıcılık kapasitesinde yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor.
**NEDEN BU FÜZE BU KADAR TEHLİKELİ?**
Emekli Hava Korgenerali Erdoğan Karakuş, Sarmat’ın teknik özelliklerini ve diğer savunma sistemleri için oluşturduğu tehditleri şu şekilde özetliyor:
– **Aşılamaz Savunma:** Sarmat, mevcut hava savunma sistemlerinden kaçınabilme yeteneğine sahip.
– **Çoklu Hedef İmhası:** Kıtalararası menzil sunan bu füze, başlığını havada 7-8 ayrı parçaya ayırabilmesi sayesinde engellenmesi neredeyse imkansız hale geliyor.
– **Geniş Atış Kabiliyeti:** Kazakistan’daki test alanları ve kutup rotalarını kullanarak, Rusya dünyanın her noktasına ulaşabilme kapasitesini gösteriyor.
**UÇAKLARDAN FÜZELERE: STRATEJİK DÖNÜŞÜM**
Karakuş, İkinci Dünya Savaşı sonrası bombardıman uçaklarına dayanan askeri teknolojinin, yüksek maliyetler nedeniyle daha etkili ve ekonomik füze sistemlerine evrildiğini belirtiyor. Kinzhal ve Oreşnik gibi yüksek manevra kabiliyetine sahip füzelerin ardından Sarmat’ın devreye girmesi, Rusya’nın hava sahası kontrolünü maksimize etme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Putin’in “en güçlü füze” olarak tanıttığı bu gelişme, tüm ülkelerin silahlanma bütçelerini artırdığı bir dönemde Rusya’nın “ben buradayım” mesajı olarak algılanıyor.